“ âdeta ikinci bir hayata başladığım ve asla unutmayacağım Fransa’daki 5 aylık gönüllülük serüvenim… ”

Ben Hamza Altan,

İBB Eurodesk Gönüllüsüyüm…

Fransa’nın Dordogne Bölgesi’nde bulunan,170 kişinin yaşadığı Montferrand du Périgord adlı küçük bir köyde gönüllük faaliyeti gerçekleştirmekteyim.

Montferrand du Périgord için yaptığım gönüllülük başvurusu kabul edildiğinde, küçük bir köyde gönüllülük yapacağımı herkese söyleyemedim.Ama şimdi göğsümü gere gere diyorum ki; “evet 170 kişinin yaşadığı bir yerde Montferrand du Périgord’ da gönüllüyüm ve bundan dolayı o kadar mutluyum ki anlatamam”

Köyün yaşlı ve tecrübeli sakinleriyle mütemadiyen  yaptığım sohbetler ve beni sürekli evlerine yemeğe davet etmeleri, bilgi ve tecrübelerini benimle paylaşmaları beni benden alıyor.

Açıkçası şu ana kadar, keşke bir an önce Türkiye’ye dönsem demedim.Çünkü burada da kendimi evimde hissediyorum. İlk geldiğimde bile zorlanmadım, bu köye adapte olmam çok uzun sürmedi. Biraz Fransızca biliyor olmam ve bulunduğum yerdeki insanların çok cana yakın olması benim buraya çabuk ısınmamı sağladı.

Ne yaptığıma gelince; Fransa’da ilkokullar çarşamba günü kapalı ve öğrenciler “Centre de Loisirs” denilen bir yere geliyor ve günlerini oynayarak eğlenerek geçiriyorlar. Projede bana düşen görevlerden biri de her Çarşamba onlarla beraber vakit geçirmek ve oyunlar oynamak. Pazartesi ve Perşembe günleri bizim İBB Eurodesk’e benzeyen ofis gibi bir ortamda çalışıyorum , orada çocuklar ve gençlere yönelik oyunlar ve aktiviteler gerçekleştiriyoruz.Diğer günlerde ise sabahtan öğlene kadar köyün kütüphanesinde vakit geçiriyorum.

Yaptığım en önemli işlerden biri de, köyde gerçekleştirilen farklı etkinliklerde fotoğraf ve video çekmek ve Montferrand-du Périgord’ un Web sitesinde paylaşmak. Çok şanslıyım ki, bu köy etkinlikler düzenleme konusunda çok aktif. Örneğin; bir iki hafta önce bir konser vardı; Genç bir bayan turnelere çıkıyor, sağ olsun bize de zaman ayırıp geldi. Ben de o bayanın köyde bulunduğu süre boyunca fotoğraflar ve videolar çektim ve köyün sayfasında ve sosyal ağlar üzerinden paylaştım… Diğer bir gün ise kadınlar gününe özel bir seminer vardı ve davetliler arasında “Bergerac” İlinin Vali Yardımcısı ve Jandarma Komutanı vardı. Bu etkinlikler boyunca farklı kültürler, farklı yemekler tanıyordum ve değişik insanlarla tanışıp dostluklar kuruyordum. Allah’ım bunun tarifi olamaz! Eğlenerek öğrenmek dedikleri bu olsa gerek… Hem yeni bir dil öğreniyorum, hem de kültür… Hem Fransızların hayatlarını yakından görüp yaşıyorum, hem de kendi kültürümü farklı çevrelere tanıtma fırsatı buluyorum. Örneğin; onlara, daha önce hiç tatmadıkları saç tava, cacık, ayranı tattırma fırsatı buldum. Kahvaltı kültürünün bizdeki önemini vurguladım.

Bunun dışında farklı milletlerden gönüllü arkadaşlar tanıdım.Onlarla birlikte gezdim, eğlendim, kültür alışverişinde bulundum…Hayat dedikleri bu olsa gerek…

Hayatımda açtığım yeni bir sayfada bana önayak olan ve bütün bu güzellikleri yaşamama ve hayata yeniden tutunmama vesile olan Eurodesk Ailesi’ne sonsuz teşekkürler…Onların cânı gönülden desteği olmasaydı bunların hiç birini yaşayamayacaktım.

Her şey için çok teşekkürler Eurodesk Ailesi… Sevgi ve Minnetle…